MyNetiz
Kültür · Bilim-Teknik · Program · Linux

Yaşamaya ve Geleceğe Dair Anekdot -1

(…)

Yaşamak ne güzel şey

TARANTA – BABU

Yaşamak ne güzel şey…

Anlayarak bir usta kitap gibi

bir sevda şarkısı gibi duyup

bir çocuk gibi şaşarak

YAŞAMAK…

Yaşamak:

birer birer

ve hep beraber

ipekli bir kumaş dokur gibi…” [1]

Dünya üzerinde güçlünün güçsüzü ezdiği, yok ettiği-katlettiği, yaşam alanlarının cehenneme çevrildiği coğrafyaları bugünlerde görse idi şair, bu yangınlara ne gibi bir yanıtı olurdu bilinmez ama şiirleriyle günümüze de hâlâ ışıklar tutmakta.

Geçmişin baskıcı, özgürlükleri kısıtlayıcı yönetimlerinden çok çekmiş bir millete, günümüzde de “geçmişten ders çıkar(a)mayan” yönetimler tarafından aynı orantısız despotik uygulamalar yaşatılmakta.

“Hak ve Özgürlükler” yoksunu anlayışlar “hak, özgürlük, demokrasi ve laiklik”den gerekli anlamı çıkaramamış,.Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşadıklarını unutarak (!) “Cumhuriyet” ile geçmişten günümüze bir “Savaş halindeler”. Ondan dolayıdır ki, Türkiye’nin ilerlemesine yönelik ciddi planlamalar yapılamamış, hitabet sanatını kullanarak “pembe yalanlar ve masallarla” bir millet adeta “uyu(ş)tulmuştur”.

İşitsel, görüntülü ve yazılı basında ‘finans-kapital’ mekezli partilerin vekil adaylarını “gördük – dinledik – okuduk” ama, %10 barajı kaldırmayan ‘sistem partileri’nin dışındaki partileri “göremez – dinleyemez – okuyamaz” olduk. Trajlı basının ve çok izlenen kanalların “demokrasi”cilik oyunu… Şaşırdım mı, şaşırmadım.

Buna karşın uyanış ve karşı duruşda, özgürlüğüne düşkün halkın silkinişiyle cevabının verileceği günler ufukta görülmekte…

Kamulaştırmanın önemi

Finans – Kapital’in en önemli yutturmalarından biri olan “ÖZELLEŞTİRME”. Ve bu özelleştirmelere karşı, kamulaştırmanın önemi daha çok önem arz etmekte. Yaşanan elektrik kesintileri ve fahiş elektrik faturaları, stratejik konuma sahip olan  enerji sektörünün yeniden kamulaştırmasının yapmasını ivediklikle gerekli ve kaçınılmaz hale  getiriyor. Birçok stratejik konumdaki alanların özelleştirmesinin sonucunu  halkımız  ağır şekillerde ödemektedir.Bu ağır faturalardan kurtulmanın yolunun bağımsızlıkçı siyasi bir tutum ve  anlayış ile çözüme kavuşacağı  alanen ortada.

Kurulu gücü (kWh) (Tablo)

Hidrolik22.289%35
Doğalgaz20.253%32
Linyit, taşkömürü8.515%13
Sıvı ve Doğalgaz4.365%7
İthal Kömür3.912%6
Rüzgâr2.759%4
Diğer/Nafta701%1
Katı+Sıvı682%1
Fuel-Oil527%1
Toplam: 64.000 MW
Kaynak: TEİAŞ,2014
 

Türkiye’nin Elektrik Üretimi (kWh)Toplam 72 Milyar kWh Kaynak: TEİAŞ 17.03.2015

%39 Doğalgaz 16.549.566%30 Kömür 12.543.342%13 Hidrolik(Baraj) 5.353.426 
%8 Hidrolik(akarsu) 3.200.648%5 Rügâr 2.067.522%4 Termik 1.767.191%1 Jeotermal 476.826 

IMF (Uluslararası Para Fonu)’nun “Dünya Ekonomik Görünüm Raporuna’na göre 2015 – 2020 döneminde gelişmiş ülkelerin büyüme hızlarının artacağı, gelişmekte olan ülkelerin ise büyüme hızlarının azalacağı öngörülmekte. Bu öngörü zaten her zaman kriz içinde olan emekçiler için, refah payının azalacağını işaret etmekte. Ülke açısından ise Tüsiad’ın belirttiği gibi, “her yıl %5 büyüme” hedefini hangi iktidar tutturacak göreceğiz. Büyüme, bağımsız bir ekonomik  irade anlayışı ile mümkün olur.

Bağımsız dış politika

Filistin’in topraklarını işgal edip çöreklenen İsrail’lin yanısıra, Libya – Mısır – Suriye – Libya ve Yemen’in iç işlerine karışan, iç savaş çıkaran emperyal güç odaklarının ve ‘kukla’larının “Bağımsız dış politika izleyen” ülkeleri nasıl birbirine kırdığını, insanları katlettiğini ve tarihini talan ettiğini dünya tarihi belleğine yazmakta. Türkiye’nin ‘Bağımsız Dış Politika’ anlayışı ve ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışı ile ülkenin iç işlerine müsade etmeyen, herhangi bir ülkenin de iç işlerine karışmayan bir dış politika izlemeli. 

Bütünlük

Josep Conrad: ”Tanrı Erkekler için vardır, din kadınlar için.”  sözü bugünü nasıl da tüm çıplaklığıyla sergiliyor değil mi? 

Egemen otoriter toplumlarda, otoritelerin başındakilerine baktığınızda ‘erkek egemen’ zümrenin olduğu görülmekte. Kitlelerin bilinçaltına yapılan akıldışı görüşler, ön yargılar, bilim dışı görüşler empoze edilerek toplumların birbirine olan hoşgörüsüzlüğüne, tutucu olmasına ve otoriteden yana tavır sergilemesine sebep olmaktadır. Toplum içindeki kadın ve erkeğin özgürlüğü illizyonlardan kurtularak, kurtarıcı olmadığının bilincine vararak yönlendirmelere kapılmadan “Duyumsamak, anımsamak, usa vurmak, istemek ve davranmak”la[2] mantığa vurarak “kendi olmak” ile olmamalı mı?

Lucretius:

Göz göre göre sürünürken insan yaşamı

Ezici ağırlığı altında batıl inançların,

Asık suratlı bağnazlık, göğün

Dört bir yanından kuşatmışken ölümlüleri,

İlk bir Yunanlı dirençle kafa tuttu.

İlk o dimdik durdu ve meydan okudu.

Ne şimşek yıldırdı onu, ne Tanrı efsaneleri,

Ne göğün homurdayan öfkesi, hatta tam tersi

Mertliği pekişti bu engellerle ve o, ilk kez o,

Açmayı diledi doğa kilidine vurulmuş kilidi. ” [3]

Büyümenin, ilerlemenin, aydınlanmanın, yaşanabilir bir doğa ve toplum için güçlerin birliğine giden yolların mihenk taşının devinimi içerisinde, toplumun bilinçli örgütlüğünden doğan enerji ile geleceği ileri adımlarla örmenin, egemen ülke inşa etmenin ve Dünya’ya “BAĞIMSIZ TÜRKİYE’yi göstermenin zamanı gelmedi mi….!?
Yapan insanın, yıkan kitle bilinçsizliği değilmi..? Değil mi kitlenin bilinçsizliği yaşam düşmanlığına yol açmakta. 

”Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine / bu hasret bizim…” [4]

“Nehirde ıslandığımız su, akıp giden suyun son damlası;

akıp gelen suyunda ilk damlasıdır.

Dolayısıyla nehir, zaman gibi sürekli akar.

Yaşam ancak dopdolu yaşandığında uzundur”

der Leonardı da Vinci.

Karl Marx, ”İnsanların somut üretimi ilişkileridir.” der ve devam eder: ”Zihinde düşünülmüş bir bütünsellik olarak görünen bütünün kendisi, düşünen kafanın; (yani) dünyayı sanatın, dinin pratik zihnin kavrayış biçiminden farklı olarak yalnızca bir tek biçimde kavrayabilen beynin ürünüdür.” [5]

Ümit Solmaz

Kaynakça:

[1] Taranta Babuya Mektuplar 1935 s.123

[2] İdeoloji Kuramları-Sinan Özbek s.35

[3] Materyalizmin Tarihi ve Günümüzdeki Anlamının Eleştirisi-1-Fredrich Albert Lange s.81

[4] Nâzım Hikmet

[5] Das Kapita l- Ekonomi Politiğin Eleştirilmesine Katkı – Karl Marx

MyNetiz , deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır , ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Okuyun