MyNetiz
Kültür · Bilim-Teknik · Program · Linux

WhatsApp’tan kaçış mümkün mü ya da veri özgürlüğümüzü savunmak Elon Musk’a mı düştü?

whatsapp-telegram-signal-1024x512

Facebook’un, güncellenen gizlilik ilkesiyle birlikte WhatsApp kullanımlarımıza dair paylaşacakları arasında hesap bilgileri, bağlantılar, kullanım ve kayıt bilgileri, cihaz ve bağlantı bilgileri, konum bilgileri, çerez, hesapla ilişkili bilgiler vb. yer alıyor. WhatsApp tarafında durum böyleyken bugünlerde pek çok insan çözümü Telegram ve Signal’de arıyor. Gerçekten bu uygulamalar çözüm olabilir mi ya da bizler ne yapabiliriz?

Bizimki gibi gündemden bol bir şeyin olmadığı bir coğrafyada son birkaç gündür sıklıkla son WhatsApp güncellemesinden söz ediliyor. Öyle ki ana akım medyada bile pek çok başlık WhatsApp, Telegram, Signal vb. uygulamalar hakkında atılıyor ve #WhatsAppSiliyoruz etiketi Twitter’ın Türkiye Gündemleri’nde en üst sırada yer alıyor. Mesele buralarla da sınırlı değil. “Kapitalizmin parlayan yıldızı” Elon Musk bile kendisine veri güvenliği savunucusu rolü biçerek “Signal kullanın” diye bir Tweet atıyor.

Use Signal— Elon Musk (@elonmusk) January 7, 2021

Dijital iletişimin hayatımızda kapladığı yer geçtiğimiz son 10-15 yılda oldukça değişti. İnternet’in (ve daha doğrusu web teknolojilerinin) yaygınlaşması ve çeşitlenmesi, gelişen mobil cihaz teknolojileri ve ortaya çıkan yeni sosyal medya mecraları daha önce aklımıza gelmeyen ya da aklımıza gelse de yapmamızın mümkün olmadığı pek çok şeyin olabilirliğini gösterdi bize. Bu anlamda bizim coğrafyamızda da dünyadakine benzer (hatta tüketim anlamında pek çok yerden daha hızlı) bir dönüşüm olduğunu söyleyebiliriz. Anlık yazışma uygulamaları da bu dönüşümün en önde gelen öğelerinden biri.

Chat odaları, ICQ, MSN gibi mecralardan alışık olduğumuz anlık yazışma deneyiminin, mobil teknolojilerdeki SMS kullanım alışkanlığıyla örtüşmesi ve bu örtüşmeyi aşan nitelikteki diğer özellikleriyle anlık yazışma mecraları son yıllarda hepimiz için vazgeçilmez oldu. Artık pek çok farklı ilişki biçimi bu mecralar üzerinden yürüyor; çalıştığımız işyerlerinde bu mecralar üzerinde kurulan gruplardan duyuruları alıyoruz (hatta işten atıldığımızı öğreniyoruz), isteğimiz dışında apartman ve hatta kuzen gruplarına ekleniyoruz, gün içinde emoji ve GIF bombardımanı altında kalıyoruz…

WhatsApp da bu mecralar içerisinde bizim coğrafyamızda en popüler olanı. 2009 yılında kullanıma sürülen uygulama, 2014 yılında Facebook tarafından 19 milyar dolarlık bir bedel karşılığında satın alınmıştı. Sosyal ağlar alanında tekel konumunu güçlendirmeye çalışan Facebook için bu satın almalar oldukça yoğun geçer. Facebook 2012 yılında da Instagram’ı yaklaşık 1 milyar dolarlık bir bedel karşılığı satın almıştı.

Haliyle o günden beri elinde bulundurduğu mecralar için farklı gelir elde etme stratejileri gütse de, artık bir Facebook-Instagram-WhatsApp dünyasından bahsetmek ve söz konusu olan güncellemeyle birlikte Facebook’un yeni taktik arayışları içerisine girdiğini görmek gerekiyor.

Hedefli reklamcılık

Facebook ve benzeri mecralar hedefli reklamcılık üzerinden gelir elde etme stratejisini kullanırlar. Hedefli reklamcılık şu anlama gelir. Bu mecralar bizim her türlü verimizi (yüklediğimiz içerikler, nerede yaşadığımız, eğitim durumumuz, günlük adım sayımız ya da kullandığımız cihazlara dair bilgiler vb.) ya da verilerimiz üzerinden elde ettikleri üst verileri (meta veriler) daha özelleşmiş reklamlar verebilsinler diye özel şirketlere satar. Böylece özel şirketler mecranın belirlediği para ölçüsünde reklamlar vererek ulaşmaya çalıştığı hedef kitleye kolaylıkla ulaşabilir. Bizler de bu farklı mecralarda geçirdiğimiz zaman içerisinde bizim hedeflendiğimiz pek çok reklama maruz kalırız.

Facebook şirketi bugüne değin WhatsApp kullanımlarımızdan elde ettiği veriler ile üst verileri Facebook’la paylaşmadığını söylüyordu. 8 Şubat’ta hayata geçireceğini duyurduğu bu son güncellemeyle birlikte bizim kullanımlarımızdan elde edilen  veriler ve üst veriler de artık Facebook’la ve haliyle onunla ilişkili 3. parti şirketlerle paylaşılacak. (Kaldı ki Facebook’un veri ihlalleri konusunda sicili de hiç temiz değil. Cambridge Analytica Skandalı olarak da hatırladığımız veri ihlali süreçleri pek çoğumuzun belleğinde.)

Facebook’un, güncellenen gizlilik ilkesiyle birlikte WhatsApp kullanımlarımıza dair paylaşacakları arasında hesap bilgileri, bağlantılar, kullanım ve kayıt bilgileri, cihaz ve bağlantı bilgileri, konum bilgileri, çerez, hesapla ilişkili bilgiler vb. yer alıyor. [1]

WhatsApp tarafında durum böyleyken bugünlerde pek çok insan çözümü Telegram ve Signal’de arıyor. Gerçekten bu uygulamalar çözüm olabilir mi ya da bizler ne yapabiliriz?

Bu üç uygulamayla ilgili fikir verici minik bir karşılaştırma yapacak olursak:[2]

Not: Daha gelişkin bir karşılaştırma için Secure Messaging Apps Comparison web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Mesele tam da burada başlıyor. Öncelikle çoğu zaman bir uygulama ya da yazılımı doğrudan “bunu kullanın” diyerek önermek, elimizde iyi alternatifler yoksa oldukça sorunlu bir yaklaşım olabiliyor.[3] Bunun yerine benimsenmesi gereken yaklaşım üzerine düşünmek ve konuşmak gerekiyor. Hedefli reklamcılık mantığını reddeden, kullanıcı verilerini şirketlere ve devletlere vermeyen -hatta kendisi bile göremeyen-, (mümkünse) merkezsiz ve dağıtık uygulamaları/yazılımları tercih etmemiz hem güvenliğimiz hem de başka bir dünyada iletişimin nasıl olabileceğine dair ipuçları vermesi açısından önemlidir.

Böyle bir yaklaşımı benimsediğimizde artık soru sadece WhatsApp’la da sınırlı kalmaz. Pandemi günlerinin yıldızı olan, kapalı kaynak kodlu Zoom yerine Jitsi Meet kullanabilir miyiz hemen aklımıza gelir ya da kendimizi açık kaynak kodlu, özgür bir GNU/Linux dağıtımına geçebilir miyiz diye sorarken veyahut Gmail’e özgür bir alternatif ararken buluruz.

Bana kalırsa anlık yazışma ihtiyacınız için bu üçlü (WhatsApp, Telegram ve Signal) arasında kalıyorsanız, WhatsApp yerine özgürlüğünüzü ve güvenliğinizi tercih etmekte ve Signal’i kullanmakta fayda var. Tabii Signal’in dağıtık bir yazılım olmadığını ve anonim olarak bağlanma gibi güvenliği bir üst seviyeye taşıyabilecek diğer bazı özelliklere sahip olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Dediğim gibi mesele uygulamayı seçmekte değil, sizi özgür ve güvenli kılacak yaklaşımı benimsemekte

Dipnot:

[1] WhatsApp’ın gizlilik ilkesiyle ilgili güncellemenin ayrıntıları için bkz. https://www.whatsapp.com/legal/updates/key-updates

[2] Çin coğrafyasında en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması olan WeChat bizim coğrafyamızda daha az kullanıldığı için onu tabloya eklemedim.

[3] Gazete Duvar’da “WhatsApp’tan kaçış: Silerseniz yerine ne kullanabilirsiniz?” başlığıyla çıkan yazı özgür olmayan pek çok yazılımı önermesi itibariyle oldukça sıkıntılı. İlgili yazı: https://www.gazeteduvar.com.tr/whatsapptan-kacis-silerseniz-yerine-ne-kullanabilirsiniz-galeri-1509728, erişim tarihi: 9 Ocak 2021.

Diyar Saraçoğlu – sendika.org

İlk yorumunuzu yazınız

MyNetiz , deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır , ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Okuyun