MyNetiz
Kültür · Bilim-Teknik · Program · Linux

FÜTÜRİSTİK BİR SOVYET YAPISI:

“DRUJBA” (DOSTLUK) SANATORYUMU, YALTA – KIRIM.

Kırım Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde bulunduğum dönemde, Kırım yarımadasında, özellikle tatil günlerinde, hemen – hemen, gezip – görmediğim yer bırakmamıştım. Öyleki, “gölgem” bile, “ömrüm Kırım’da geçti ama senin sayende, görmediğim pek çok yeri görmüş oldum” demişti. Onun bakımlı Lada’sı ile gittiğim, o dönemlerin “yasak kenti” Sivastopol’un kontrol noktasındaki milisler bile, onun gösterdiği kimliğe selam duruyorlardı.
Naziler’in çekilirken baştan aşağı tahrip ettikleri, “iki defa gazi kent” Sivastopol, daha sonra, bire – bir, yeni baştan inşa edilmişti.

Önce kent müzesini ve daha sonra da, her iki savaşı sembolize eden, üç boyutlu ve ses efektli Panorama ve Diarama müzelerini gezmiştik. Deniz ürünleri servis edilen Okean’da (kollektif), enfes balık ve ahtapot yemeklerini, Kırım “şampanskaya”sı Novi Svet ile mideye indirdikten sonra, uğradığımız bir “bistro”da, Ermeni dostlarla, kahve eşliğinde, Churchil’in favorisi, ünlü Ermeni konyağı Ani’yi tatmıştık. Daha doğrusu bizler içerken, “gölgem” yalnızca kahve içmişti. Onun favorisi, kızgın kumda pişirilen “Türk” kahvesiydi.

  • 1z
  • 2z.

Bir hafta sonu, onun önerisiyle, “ilginç bir yapı” görmek için Yalta’ya gittik. Yolda giderken de bana, hız düşkünü Brejnev’in, kendi kullandığı Volga marka aracıyla hız yapabilmesi için, Simferopol – Yalta yolunun trafiğe kapatıldığını anlatmıştı.
Modern otel Yalta, klasik Oreanda otellerini üstünkörü gezip Lenin’in heykeli önünde fotoğraf çektirdikten sonra, Yalta’nın biraz dışındaki o ilginç Durujba termal sanatoryumunu görmeğe gittik.

Planlarıları iki Sovyet mimarı tarafından çizilen ve 1983 – 1985 yılları arasında Sovyet – Çekoslavak işbirliğiyle inşa edilen yapıda, uzay – kafes sistemi kullanılmıştı.
Yol ile sahil arasındaki kot farkının çok iyi kullanıldığı yapıda, odaların yanı sıra, yüzme havuzu, konser salonu, lokanta, kafeteryalar, kütüphane ve sağlık birimleri vardı.
Yapıyı, “gölgemin” kimliği sayesinde, “tepeden – tırnağa” gezdik, bir kafeteryada bir takım şeyler atıştırdıktan sonra Simferopol’e dönmek üzere yola çıktık.
Yolda, daha önce böyle bir yapı görmediğimi söylemek onu bayağı gururlandırmıştı.

Ahmet H. Köse / Teşekkür. 18.04.2021

İlk yorumunuzu yazınız

MyNetiz , deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır , ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Okuyun